şifalı bitkiler konusunda yılların verdiği tecrübe kevser lokman hekim.şifalı bitkiler,aktar,doğadan gelen sağlık,bitkilerle tedavi yolları,şifalı çay ve macunlar,hastalıklar ve tedavi yolları,tıbbi nevevi hepsi kevser lokman hekimde..bir derdiniz varsa ümitsizliğe kapılmayın çaresi mutlaka vardır.her türlü maraz ve hastalığın çaresi vardır.Doğal tedavi,alternatif tedavi ve bitkilerden gelen sağlık konularında Kevser Lokman Hekim.Hücre yenileyici macun ve çay,Böbrek hastalıkları, taş, kum oluşumu için macun ve hazır bitki çayı,Kolesterol ve tansiyon için bitki iksiri, bitki saf suyu macun ve çayı,Basur, kanamalı ve kanamasız egzama, kaşıntı, alerji için macun, çay, bitki suyu Damar tıkanıklığı, asabilik, baş ağrısı, migren için, macun, çay, bitki pekmezi, bitki saf yağları,Astım, bronşit için macun, çay, bitki saf suyu, bitki yağları,Erkekte güçsüzlük, iktidarsızlık,Prostat için macun, bitki suyu ve bitki çayı,bitkisel doğal tedavi konularında adresiniz kevser lokman hekim.
hatay ve antakyada şifalı bitkiler konusunda aradığınız adres kevser lokman hekim.şifalı bitki,aktar,şifalı çay,şifalı macun,Zayıflama çayı, macunu, ve suyu,herbalist,fitoterapi,bitkilerden gelen sağlık,hastalıklar ve çareleri,doğadan gelen şifa,şifacı,Hücre yenileyici macun ve çay,Böbrek hastalıkları, taş, kum oluşumu için macun ve hazır bitki çayı,Kolesterol ve tansiyon için bitki iksiri, bitki saf suyu macun ve çayı,Basur, kanamalı ve kanamasız egzama, kaşıntı, alerji için macun, çay, bitki suyu Damar tıkanıklığı, asabilik, baş ağrısı, migren için, macun, çay, bitki pekmezi, bitki saf yağları,Astım, bronşit için macun, çay, bitki saf suyu, bitki yağları,Erkekte güçsüzlük, iktidarsızlık,Prostat için macun, bitki suyu ve bitki çayı,bitkisel doğal tedavi,  bitkisel tedavi  Sohbet
 
Lokman Hekim Kimdir?
Hadis ve Ayetlerle Peygamberimizden Şifa Hakkında Açıklamalar
Tıbbi Nevevi den Hastalıklar Hakkında Hadis ve Ayetler
Allah cc Hastalıkları Hangi Yaratık Vasıtasıyla Canlılara Vermiştir ve Şifası
Bünye Farklılıkları ve İlaçların Tesiri
Hastalıklar ve Tedavi Şekilleri
Dr.Ali Nami Görüşü ile Tebrizi Açıklaması
Sağlıklı Yaşamak İçin Ayet-i Kerime,Hadis-i Şerif ve Allah Dostlarının Tavsiyeleri
Tedavi Edilebilen Bazı Hastalıklar..
Amerikalı Kanser Uzmanlarının Kanser İçin Tavsiyeleri

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Tedavisi Mümkün Olan Bir Hastalık...

CİLT KANSERİ

GENEL OLARAK CİLT KANSERİ HASTALIĞI TEDAVİSİ MÜMKÜN OLAN BİR HASTALIKTIR…

HERBALİST KEMAL

ŞİFALI BİTKİLER UZMANI

EMEKLİ ARAŞTIRMACI BASIN MENSUBU

FAZLA GÜNEŞLİ BÖLGELERDE YAŞAYANLAR DİKKATLİ OLMALI

Fazla güneş alan ve sıcak iklime sahip bölgelerde yaşayanlar, nispeten daha soğuk bölgelerde yaşayanlardan daha fazla risk altında bulunuyor. Aynı şekilde güneş ışınlarının daha kuvvetli olduğu yüksek bölgelerde yaşayanlar da, alçak bölgelerde yaşayanlara göre daha fazla ultraviyole ışınına maruz kalıyor.

Vücudunda normal benlere göre daha büyük ve düzensiz benler bulunan kişilerde, bu benlerin kansere dönüşmesi olayına sık rastlanıyor. Eğer vücudunuzda bu tür lekeler varsa, doktorunuzdan bunları takip etmesini isteyin. Zira vücudunda fazla ben olan insanlarda kanser riski oldukça yüksek.

Cilt lezyonları, cilt kanseri riskini artırıyor. Bu lezyonlar genellikle pürüzlü, pullu ve koyu kahverengidir. Daha çok güneş yanığına maruz kalmış yüz, alt kol ve ellerde bulunurlar.

Eğer ebeveynlerinizden veya kardeşlerinizden birinde cilt kanseri görüldüyse, siz de risk altında olabilirsiniz.

Daha önce cilt kanseri rahatsızlığı geçirdiyseniz, kanserin tekrar etme riskinin bulunduğunu unutmayın.

Cilt kanseri, daha önce organ nakli geçirmiş, bağışıklık sistemini baskılama amacıyla ilaç tedavisi gören ve lösemi gibi kan bozukluğu rahatsızlıkları yaşayanlarda daha çok görülüyor. Yanık tedavisi görmüş veya bir rahatsızlık sonucu deri hastalığı geçirmiş kişiler de, güneş yanığına ve cilt kanserine karşı daha hassas.

Cilt kanseri riski yaşlanmayla doğru orantılı olarak artıyor. Ama bu kanser türü orta yaş veya yaşlılıkla sınırlı değil. Günümüzde 20 li ve 30 lu yaşlardaki insanlarda da sıklıkla görülüyor. Unutmamak gerekir ki belirtileri her ne kadar 50 yaşından sonra ortaya çıksa da cilt, çok daha erken yaşlarda hasar görmeye başlıyor. Bu yüzden cildinizde meydana gelen değişiklikleri gözlemek ve herhangi bir olağandışı durumda uzmana başvurmak, erken teşhis açısından büyük önem taşıyor.

Cilt kanserleri özellikle erkeklerde en sık rastlanan kanser tipidir.

Ülkemizde cilt kanserlerinin sıklığıyla ilgili sağlıklı istatistik veriler yoktur.

Cilt 3 tabakadan meydana gelmiştir.

1) Epidermis

2) Dermis

3) Subcuti 

Epidermis cildin en üst tabakasıdır. Vücudu dış etkenlerden korur. Su, elektrolit ve ısı kaybını önler. Ortadaki dermis katının hemen üstünde bazal hücreler dizisi,onun da üstünde dikensi hücreler de denen skuamöz hücreler, daha yüzeyde ise granüllü hücrelerin arasında yer alan ve melanosit denen hücreler bulunur. Melanosit1erden melanin pigmenti sentezi yapılır. Bu pigment diğer epidermis hücrelerine de geçerek derinin normal rengini verir.

Dermis epidermisin altındadır. Kıl follikülleri, ter ve yağ bezleri,damarlar, sinirler bu kattadır.

Subcutis deri altı yağ dokusudur.

Cilt kanserleri vücudun herhangi bir bölgesinde bulunabileceği gibi %80 baş-boyun bölgesindedir. Vücudun güneş gören bölgeleri deri kanserlerine daha çok adaydır.

KİMLER CİLT KANSERİ OLURLAR?

Cilt kanserinin esas nedeni genellikle güneşten gelen ultraviole ışınlarıdır.

Mor ötesi ışın veren elektrik lambaları ve bronzlaştırıcı suni ışık kaynakları

da cilt kanserlerine neden olabilir.

Ultraviole ışınlarına karşı dünyayı koruyan ozon tabakasının incelmesinin de cilt

kanserlerinde ciddi bir artışa neden olduğu bilinen bir gerçektir.

En çok risk altında olanlar.

- Açık tenliler,

- Ciltlerinde kolayca çillenme olanlar,

- Çok fazla sayıda - beni - olanlar ve bunların değişik şekil ve boyutta

olması,

-Ailesinde cilt kanseri bulunanlar,

- Açık havada çalışmak ve eğlenmek için çok fazla zaman geçirenler,

- Ekvatora yakın, yüksek rakımlı veya yıl boyunca şiddetli güneş ışığına maruz kalanlar. Bunların dışında,

- Herhangi bir sebeple radyoaktif ışın tedavisi (radyoterapi) uygulamaları,

- Uzun yıllar iyileşmeden kalan açık yaralar,

- Katran, zift, arsenik vs. gibi kimyasal karsinojen maddelere kronik şekilde maruz kalma,

- Kronik mikrotravmalara maruz kalma gibi nedenlerle de deri kanserleri gelişebilir.

TİPLERİ NELERDİR?

1. Epidermisteki bazal hücrelerden kaynaklanan Bazal Hücreli Kanser (BCC)

2. Skuamöz hücrelerden kaynaklanan Skuamöz Hücreli Kanser (SeC)

3. Melanin hücrelerinden kaynaklanan Malign Melanoma (MM)

BCC; en sık rastlanan cilt kanseridir. Yavaş seyreder. Nadiren başka bölgelere yayılır. Eğer tedavi edilmez se cilt altına ilerleyip kemik ve diğer dokulara atlayabilir. Bu açıdan en tehlikeli olanları göz çevresindekilerdir. BCC nadiren hayatı tehdit eder.

SCC; sık rastlanan diğer bir cilt kanseri tipidir. Dudaklar, yüz ve kulaklarda sık rastlanır. Lenf bezlerine bazen de iç organlara yayılabilir. sce eğer tedavi edilmez se hayatı tehdit eder duruma gelir.

Cilt kanserlerinin üçüncü tipi olan malign melanomalara daha az rastlanır. Ancak özellikle güneşli bölgelerde yaşayanlarda sıklığı giderek artmaktadır. Cilt kanserlerinin en tehlikeli tipidir. Ancak erken teşhis edilirse tam olarak tedavi edilebilme şansı vardır. Teşhis ve tedavide gecikme genellikle lümcül olmaktadır.

KANSERLEŞEBİLEN BAŞKA CİLT TÜMÖRLERİ VAR MIDIR?

Bilinmesi gereken ve sık görülen iki cilt tümörü benler ve keratozlardır. Benler, yoğun pigmentli cilt hücrelerinin kümeleşmesinden oluşur. Bazen ciltten kabarık şekilde, bazen ciltle aynı seviyededir. Bazen doğuştan beri vardır. Bazen de sonradan çıkabilir. Bir çoğunun tehlikesi olmamasına rağmen doğuştan beri var olan geniş ve kıllı dev benler ile değişik renklerde ve sınırları net olarak seçilemeyen benler malign melanomaya dönüşme riski taşırlar.

Benler;

1) Kozmetik nedenlerle,

2) Giysi ve takılarla sürekli tahriş oluyorlarsa,

3) Malign melanomaya dönüşme ihtimalleri nedeniyle cerrahi olarak çıkarılırlar.

Solar veya aktinik keratozlar ise üzerleri pürtüklü veya pullu, kahverengi veya kırmızı renkte yamalar şeklinde görülen cHt tümörleridir. Genellikle cHdin güneşe maruz kalan bölgelerinde görülürler. Bunların kansere dönüşme ihtimalleri vardır. Kansere dönüşme belirtileri gösterenler cerrahi olarak çıkarılmalıdırlar.

CİLT KANSERLERİ NASIL TANINIR?

Bazal ve Skuamöz Hücreli Kanserler çeşitli görünüşlerde olabilirler.

Genel olarak:

1) Beyaz ve pembe renkli küçük bir kitle şeklinde,

2) Yüzeyi düzgün, parlak veya çukur şeklinde,

3) Kuru, pullu, kırmızı bir nokta şeklinde,

4) Kabuklu, kırmızı, yumru şeklinde,

5) Kabuklu yanyana küçük kitleler şeklinde,

6) Bir yara izine benzeyen beyaz bir yama şeklinde olabilirler.

2-4 haftada iyileşmeyen, kanama ve ağrı yapabilen bu türdeki lezyonların kanser olabileceklerini düşünmek gerekir.

Malign Melanoma ise genellikle bir bendenveya normalolan bir entten başlayabilir.

Herhangi bir bende ortaya çıkan aşağıdaki değişiklikler kanserleşme açısından uyarı kriterleri olarak kabul edilmelidir.

1. Asimetti

2. Kenar düzensizliği

3. Değişik renk tonlarında olma

4. Üzerinde kabuklanma

5. Kanama

6. Kaşıntı

7. Çevresinde kızarıklık

8. Kıllanma artışı

9. Boyutunda 6 mm'den daha fazla veya anormal bir artış olması.

Bu değişikliklerden biri veya birkaçı gözlenen benler cerrahi olarak çıkarılarak

Malign Melanoma açısından histopatolojik incelemeye tabi tutulmalıdır.

Eğer tüm bu değişkenler size karmaşık geliyorsa şunu hatırlamak çok önemlidir.

Cndinizi tanıyınız ve tepeden - tırnağa düzenli olarak muayene ediniz. Sizi şüphelendiren birşeylere rastlarsanız hemen bir Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi uzmanına başvurunuz! Plastik cerrahlar tümörü fonksiyonel yapıyı bozmadan ve en estetik görüntüyü sağlayacak şekilde cerrahi olarak çıkartırlar. Çıkarılan dokunun histopatolojik incelemesi ile tam olarak çıkarılıp çıkarılamadığı, zeminde kalıntı kalıp kalmadığı anlaşılabilir.

TEDAVİSİ NASILDIR?

Tedavi kanserin tipine, büyüme evresine, yerleşim yerine göre değişmektedir.

Eğer kanser küçük ise işlem ayaktan, lokal anestezi altında kolayca yapılabilir.

Bu küçük ve az tehlikeli tiplerde kazıma (küretaj) veya elektrik akımı ile kanser

hücrelerini yoketme (dessikasyon) işlemleri de yapılabilir. Ancak bu metodların

tedavi açısından güvenilirliği az, iz bırakma ve deformasyon yapma ihtimalleri fazladır.

Kanser büyükse, lenf nodlarına veya vücudun başka bir bölgesine yayılmış sa büyük cerrahi işlemlere ihtiyaç duyulabilir.

Cilt kanserlerinde muhtemel diğer tedavi seçenekleri kriyoterapi (kanser hücrelerinin dondurularak tahrip edilmesi), radyoterapi (ışın tedavisi), kemoterapi (antikanser ilaçların verilmesi)'dir.

Tedaviye başlamadan önce bu yöntemleri doktorunuzla beraber değerlendirmeli ve aşağıdaki sorulara cevaplar aramalısınız.

- Tümörün yok edilmesi açısından hangi tedavi yöntemi daha güvenlidir?

- Hangi seçenek size daha uygundur?

- Sizdeki kanser tipi için ne kadar etkilidir?

- Olası riskleri ve yan etkileri nelerdir?

- Beklediğiniz fonksiyonel ve kozmetik sonuçlar ne kadar elde edilebilir?

NÜKS OLUR MU? NÜKS ENGELLENEBİLİR Mİ?

Cilt kanserleri nüksedebilir. Ancak nüks riskini azaltmak veya ortaya çıkabilecek nüksün riskini azaltmak mümkündür. Bunun için:

- Doktorunuzun çağırdığı kontrollere düzenli olarak uyunuz.

- Yaz aylarında özellikle de saat 11.00-15.00 arası saatlerde güneşe maruz kalmaktan kaçınınız. Ultraviole ışınlarının su ve buluttan geçip, kum ve kardan yansıyabileceğini unutmayınız.

- Dışarda uzun süre kalmanız gerekiyorsa geniş kenarlı şapkalar ve uzun kollu  elbiseler giyiniz.

Deri Yaşlanması Nasıl Gerçekleşir? Önlenebilir mi?

Deri yaşlanması zamana bağlı (kronolojik) yani gerçek yaşlanma ve kronik güneş temasına bağlı ortaya çıkan fotoyaşlanma olmak üzere iki ayrı olay sonucunda gelişmektedir. Gerçek yaşlanmanın gelişiminde zamana bağlı olarak oluşan değişikliklerin yanı sıra bu değişimi hızlandıran dış faktörler vardır. Bunların başında rüzgar, sıcak, sigara içimi, çevre kirliliği, kimyasal maddelere maruziyet ve foto yaşlanmadan sorumlu olan ultraviole (güneş ışınları) gelir. Gerçek yaşlanma genetik olarak programlanmıştır ve kişiden kişiye farklılık gösterir. Kuruluk, kırışıklıklar, esneklikte artış ve çeşitli iyi huylu tümörler gerçek yaşlanmanın temel bazı bulgularıdır. Güneş ışınlarının etkisiyle yaşlanan deride ise tipik olarak derin, kaba çizgiler ve düzensiz renk değişiklikleri görülür.

Fotoyaşlanma Nedir?

Dünyada yaşayan her canlı güneş ışınlarına maruz kalmaktadır. Bu elektromanyetik enerjinin hem hayat verici hem de hayatı tehdit eden özellikleri vardır. Güneş ışınları ve oksijenden zengin bir atmosfer, deri üzerinde önemli bir stres yaratmaktadır. Güneşe maruziyet kişiyi kronolojik yaşından daha yaşlı gösterir. Foto hasarın en şiddetli sonucu ise deri kanserleridir.

Cilt Kanseri Nasıl Gelişir?

Beklenmeyen hipo-hiperpigmentasyon foto hasarlı deride oldukça sık görülür. Güneş ışınları, mutasyonlara ve hücresel çoğalmaya neden olur; başka tetikleyici ajana ihtiyaç olmadan deri kanseri geliştirebilir ve bu nedenle tam bir kanser tetikleyici olarak tanımlanmıştır. Derinin güneş ışınlarının zararlı etkilerini yok etmek için bir çok antioksidan tamir mekanizmaları vardır. Ancak güneş ışınları, sigara, çevre kirliliği gibi serbest radikal üreten diğer faktörler sistemin korunma yöntemlerinin yetersiz kalmasına yol açabilir. UVB, güneş yanığından sorumlu olan ve deride melanin sentezini uyarmada en etkili olan banttır. UVB’ nin uzun dönemdeki yan etkileri deri tümörleri ve foto yaşlanmadır. UVB daha ziyade tümör başlamasına, UVA ise tümörün daha da büyümesine yol açar. UVA’ nın uzun vadede etkilerinin UVB kadar önemli olacağı unutulmamalıdır.

En hızlı ilerleyen cilt kanseri olan kötü huylu melanoma gelişiminde etkili olduğu gösterilmiş tek çevresel risk faktörü güneş ışınlarıdır. Çocukluk çağında güneş yanığına yol açacak kadar çok güneş ışınlarına maruziyet öyküsü, yıllar sonra cilt kanseri gelişimi için özellikle önemlidir.

Çocuklarda Nelere Dikkat Edilmelidir?

İleride cilt kanseri yaratan güneş ışınlarının üçte biri çocuk yaşlarda alınır. Bu nedenle çocukluk çağında güneşten korunmanın önemi çok daha büyüktür. Özellikle de ilk üç yılda bir kez güneş yanığı geçirme öyküsü ileride cilt kanseri geliştirme riskini aşırı oranda arttırır.

Fotoyaşlanmayı Önleyici Yöntemler Nelerdir?

UV radyasyonunun etkilerine karşı korunmada en etkili yöntem şüphesiz ki güneş koruyucu kremlerin kullanılmasıdır. Kullanım sırasında santimetrekareye 2 mg ürün kullanılması önemlidir. Ancak pratikte kullanılan ürün miktarı, bu miktarın oldukça altındadır. SPF 15 olan bir ürün UVB ışınlarından %93’ lük bir oranda koruma sağlar. 30 SPF’nin üzerindeki ürünlerde koruyuculuktaki artış ihmal edilebilir düzeydedir. (Ör: SPF30 %96.7, SPF40 %97.5’ lik koruma sağlar). Yüksek koruma faktörlerinin hastalara daha güvenli korunduklarına dair yanlış bir izlenim verebileceği ileri sürülmüştür.

Doğal güneş ışığının %95’ ini oluşturan UVA, standart camlar tarafından filtre edilmediğinden ev içi korunma gereksinimi doğmuş, bu amaçla günlük bakım kremlerine de güneş koruyucular eklenmiştir.

Güneş koruyucularının, tüm bu gelişmelere ve deriyi korumalarına rağmen beklenenden çok daha az koruma sağladıkları düşünülmektedir. Güneş koruyucularının sahip olduğu bildirilen ve biyolojik aktivitelerinin ölçüsü olan SPF’ nin; uygulamadan sonraki emilim oranı, kimyasal yapıda değişim, güneş kreminin buharlaşması ve derinin kuruması gibi pek çok faktörden etkilenebilmektedir.

SPF Ne Demektir? Yüksek SPF Yüksek Koruma Anlamına Gelir mi?

Bir güneş koruyucu ürünün SPF değeri ne kadar yüksek ise güneşten koruma özelliği o kadar yüksektir görüşü, UVA koruması göz önüne alındığında oldukça yanıltıcıdır. Güneş koruyucular UVB ışınlarına karşı iyi koruma sağlamalarına karşı UVA’ ya özellikle de UVAI’ e karşı koruma özellikleri iyi olmayabilir. SPF değeri yüksek olan ürünler kişinin güneş altında yanmadan uzun süre kalmasına yardımcı olurken, hayat boyu maruz kalınan toplam güneş maruziyet dozunu arttırabilirler. Ürünün UVA koruma etkinliğinin yetersiz olması halinde, UVA’ nın neden olacağı zararlar artacaktır.

Güneş Koruyucu Kremleri Kullanmanın Püf Noktaları Nelerdir?

Koruyucu kremleri güneşe çıkmadan yirmi dakika veya yarım saat önce sürün.

Havuza, denize girme veya terleme gibi durumlardan sonra mutlaka tekrarlayın.

Yüz, omuz, ense gibi bölgelere daha sık krem kullanın.

Güneşe maruziyet devam ediyorsa dört-beş saatte bir tekrarlayın.

Güneşten Korunmak İçin Alınması Gereken Temel Önlemler Nelerdir?

Güneşe çıkarken parfüm, deodorant, kolonya gibi ürünler kullanmayın, lekelere yol açabilir.

Bronzlaştıktan sonra koyu tenli olsanız da güneş koruyucu krem kullanın.

Güneşe 10:00- 15:00 saatleri arasında çıkmayın.

Güneşe çıkarken mutlaka koruyucu gözlük, şapka, kıyafet kullanın.

Kış aylarında bile sürekli olarak UV teması söz konusu olduğundan, en az 15 faktörlü bir güneş koruyucuyu günlük bakımınızın bir parçası haline getirmekte büyük yarar vardır.

Güneş ışığı gebelik lekelerini tetikler. Gebelik döneminde yüzde lekelerin gelişme ihtimali güneşten korunulmadığında çok daha yüksektir.

Fotoyaşlanmanın Etkilerini Azaltmak İçin Neler Yapılabilir?

Bu amaçla hızla gelişen bir alan olan kozmetik dermatoloji bizlere yardımcı olmaktadır.

Geçmiş yıllarda, kozmetik kullanımı sınırlı olan C ve E vitaminleri, günümüzde bir çok kozmetik üründe fotoyaşlanma ve çevresel faktörlere karşı koruyucu olarak kullanılmaktadır. Ancak her zaman olmasa da bir çok üründe konsantrasyonunun çok düşük olduğu ve deriye yeterince dağılmadığı unutulmamalıdır. Fotokoruyucu etkilerine ek olarak lekelerin oluşumunu da azaltırlar.

Bu çok iyi bilinen iki antioksidanın dışında selenyum, çinko, yeşil çay, beta karoten gibi yeni kullanım alanı bulan birçok kozmetik antioksidan ürün mevcuttur.

Cildinizin genç kalması için güneşe çıkarken şapka giymelisiniz. Yüzdeki çizgilerin kırışıkların çoğu, güneş ışınlarının marifetidir. Yüzünüzü güneşten iyi korursanız, kırışık ve çizgi sorununuz olmaz. Bu arada hasır şapka kullanmanızı tavsiye etmiyoruz. Güneş ışınları hasırların deliklerinden yüzünüze yansır. Yaz için kumaş şapkalar tercih edilmeli.

Yaz aylarında, cildinizin kurumasına da izin vermeyin. Bol bol su içmenin yanı sıra cildinize uygun nemlendirici uygulamadan sokağa çıkmayın. Cildi parlak gösteren ve etkisi hemen belli olan nemlendiriciler sizi dertten kurtarır.

Yaz sıcaklarında cildinizde küçük siyah noktaların çoğalması da bir tesadüf değil. Sıcak hava cildi etkiler. Gözenekler yağ hücreleriyle kapanır. Daha sonra da siyah noktalar ortaya çıkar. Cilt altındaki ölü hücrelerin temizlenmesine büyük özen gösterilmeli.

Amerikalı bilimadamlarının son araştırmalarına göre, güneş ışınları bazı bünyelerde cilt kanserine yol açan hücrelerin kendi kendilerini yok etmelerini sağlıyor. Sağlıkla ilgili başka bir gelişmede ise ağır kalp hastaları doğrudan kalbe yapılan bir iğneyle tedavi ediyor.

Güneş banyosunun cilde zararı kadar yararı da olduğu belirlendi. Houston'daki Texas Üniversitesi'nde yapılan son araştırmalarda güneş ışınlarının cilt kanserine yol açtığı gibi bazı bünyelerde söz konusu kanser hücrelerinin kendi kendini yok etmesini sağlayan mekanizmayı harekete geçirdiği anlaşıldı.

Science dergisinin haberine göre, söz konusu mekanizmayı FasL adlı bir protein ateşliyor. Araştırmacı Laurie Owen-Schaub fareler üzerinde yapılan deneylerde aşırı miktarda güneş ışınlarının etkisine maruz bırakılan ve Fasl proteinine sahip olmayan hayvanların yüzde 70'inde cilt kanseri oluştuğunu bildirdi. Bu hayvanlarda, kanseri baskı altına alan p53 geni çalışmadı. FasL proteinine sahip farelerden yalnızca yüzde 5'inde cilt kanseri ortaya çıktı.

Owen-Schaub, söz konusu proteinin cilt kanserindeki rolünün keşfiyle hastalığa karşı daha etkin koruyucu önlemler alınabileceğini ve kimlerin cilt kanserine yakalanma riskinin yüksek olduğunu saptayabileceklerini söyledi. FasL proteini bulunan farelerde p53 geni bir komut vererek kanserli hücrelerin kendi kendilerini yok etmelerini sağlıyor. Cilt kanserinin ortaya çıkma ve yayılma mekanizmasının iyice öğrenilmesinin ardından öteki kanser türleri hakkındaki sırların da çözülmesi umut ediliyor.

Kötü haber: İnsan cildi 20'li yaşlardan itibaren yaşlanmaya başlıyor. Peki bu erken denilebilecek yaşlanmanın nedeni ne dersiniz. En başta güneş tabii ki. Güneşin artık eskisi gibi atmosferde süzülemeyen ultraviyole ışınları, ciltte iki şeye yol açıyor: Birincisi kanser riski, ikincisi ise yaşlanma.

ZARARLI IŞINLAR

Güneşe karşı korunmasız kalan ciltte moleküler düzeyde, hücrelerin normal işleyişini bozan bir dizi olay meydana geliyor. Güneşin zararlı ışınları cilde eriştiğinde serbest radikal denen moleküller hücre beynini etkiliyor. Bunlar kararsız oksijen moleküllerinden başka bir şey değil. Zarar 'oksidasyon' denen olayla oluyor. Oksidasyon da ne. diye düşünüyorsanız eğer, günlük dilde ‘‘paslanma‘‘dan başka bir şey değil. Bu saldırgan moleküller hücrenin işleyişini bozuyor, yenilenmesini bozuyor, hücreye ve dokuya zarar veriyor. Sonuçta cilde esnekliğini veren destek doku bozuluyor ve cilt kırışmaya başlıyor. Destek dokuda kollajen lifler bozuluyor. Sözgelimi liflerin bütünlüğünü sağlayan bir molekül işlevini sürdüremeyince lifler zarar görüyor. Cildin nemlenme, yenilenme süreci aksıyor, lekelenmeler başlıyor cilt yüzeyinde. Peki sonuç? Ne kadar genç olursanız olun, 'solar yaşlanma', yani genç yaşta güneşe bağlı erken cilt yaşlanması görünür hale geliyor. Bilim adamları bu konuda çok ısrarlı.‘‘Güneş altında sağlıklı bronzlaşma diye bir şey yoktur‘‘ diyorlar.

Peki, ne yapmalı?

Türkiye güneşin yüzünü cömertçe gösterdiği bir ülke. Ve hepimiz, yaz geldiğinde bilim adamlarının ne dediğini unutup, çılgınca bir bronzlaşma sevdasına tutuluyoruz. Tatile çıktığımızda daha ilk günde zaman limitini aşıp, akşama aynalarda 'ne kadar kararmışım' takıntılarına kapılıyoruz. Hele bu yaz bir de yanık ten modası varken, bundan nasıl kaçacağız diyorsanız, bilim adamları bronzlaştırıcı ürünler kullanmayı öneriyor. Zaten modacılar da gerçek anlamda bronz ten yerine, ALTIN TEN öneriyorlar.

Saçlar, dudaklar

Tabii ki konu güneşten korunma olduğunda iş ciltle bitmiyor. Saçlar ve dudakların da korunması gerek. Bu çok kolay. Koruma faktörlü rujlar, saç spreyleri, saç jöleleri var.

Bir not: Açık renge boyanmış bazı saçlarda güneş, deniz, tuz, klor bileşimi, yeşermeye neden olur. Bu yeşerme saçın doğal kızıl pigmentiyle ilgili. Bazı saçlarda kızıl pigment yoktur, bu saçlar açıldığında, yeşerme olabiliyor.

İlle de tatil söz konusu değil. Çoğumuz yazın büyük bir kısmını kentte geçiriyoruz ve güneşe çıkıyoruz. Artık makyaj malzemelerinde de koruma faktörü var. Nemlendiricilerde, fondötenlerde, ruj ve pudralarda, hatta göz farlarında. Alışveriş ederken alacağınız ürünün bu özelliğini sormayı unutmayın.

Cildinizi tahriş edecek her şeyden mutlaka uzak durun.

Banyoları azaltın ve sıcak su yerine ılık su ile yıkamayı tercih edin. Yağ kökenli sabunları ender olarak kullanın; banyodan sonra alkolsüz cilt emülsiyonunu ovalamadan kuru cilde dokunarak yayın. Cilt nemlendirici mutlaka kullanın.

Evinizde kendinize nemli ortamlar yaratın. (Özellikle yatak odanızın nemini artırın. Radyatör veya soba üzerine içi su dolu bir kap koymanız da mümkün.

SAĞLIKLI BİR YAŞAM
DİLEKLERİMİZLE...

Geniş bilgi için iş veya cepten arayınız.

İş: 0326 413 01 77
0555 347 62 53
0542 215 54 72
0532 631 86 79

SAĞLIKLI BİR YAŞAM DİLEKLERİMİZLE...

Tedavisi Mümkün Olan Bazı Hastalılar Geniş Bilgi İçin Bizi Arayınız...
0 326 - 413 01 77 - 0 555 347 62 53

1 Kanser Türleri (Tıkla)
2 Astım, Bronşit (Tıkla)
3 Prostat (Tıkla)
4 Hepatit (Tıkla)
5 Kısırlık (Tıkla)
6 İltihaplı Romatizma (Tıkla)
7 Migren (Tıkla)
8 Sara Epilepsi (Tıkla)
9 Mide Ülseri (Tıkla)
10 Kemik Zarı İltihabı (Tıkla)
11 Böbrek ve Safra Taşı (Tıkla)
12 Bel ve Boyun Fıtığı (Tıkla)
13 Depresyon (Tıkla)
14 Sedef (Tıkla)
15 Şeker, Diyabet (Tıkla)
16 Zayıflama (Tıkla)
17 Kolestural (Tıkla)
18 Miyom  (Tıkla)
19 Kilo Alma (Tıkla)
20 Mantar (Tıkla)
21 Monepoz (Tıkla)
22 Sinüzit (Tıkla)
23 Guatrı (Tıkla)
24 Kas Erimesi (Tıkla)
25 Tansiyon (Tıkla)
Tedavisi Mümkün Olan Bazı Hastalılar Hakkında Geniş Bilgi İçin Bizi Arayınız...
0 326 - 413 01 77 - 0 555 347 62 53
Bütün Hakları Saklıdır.Web Proje : Şahin Öz Proje & Danışmanlık