|

Hiç Bir Hastalık
Yoktur Ki Şifası Olmasın, Ölüm Haricinde!
Tedavisi Mümkün Olan Bir Hastalık...
Kronik
Obstrüktif, Amfizem, Kronik Bronşit Akçiğer Hastalığı (KOAH)
TEDAVİSİ MÜMKÜN OLAN BİR HASTALIKTIR
Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH)
1. Tanım
KOAH akciğerin zararlı gaz ve partiküllere karşı anormal enflamatuar yanıtı
sonucu ortaya çıkan tıkayıcı ve ilerleyici bir akciğer hastalığıdır.
Ekspirium (nefes verme) sırasında havayollarında ortaya çıkan çökme ve aşırı
bronşial ifrazat havayollarında daralmaya neden olarak hava akım hızını
azaltmakta ve bu olay sürekli olarak şiddetini arttırarak hastanın yaşam
kalitesinde bozulmaya yol açmaktadır. Bu tanımdan da anlaşıldığı gibi
KOAH'ta havayollarında meydana gelen değişikler geri dönüşümsüzdür ve
sürekli ilerleyici karakter gösterir.American Thoracic Society'nin tanımına
göre KOAH, Kronik bronşit ve amfizeme bağlı hava akımı kısıtlaması ile
karakterizedir. Yine aynı derneğin tanımlamasına göre Kronik bronşit,
birbirini izleyen iki yıl içersinde bir başka nedene bağlanamayan ve en az 3
ay süren kronik öksürük ve balgam çıkarma olarak ifade edilebilir. Amfizem
ise akciğerin en uç noktalarında yer alan ve atmosfer havasından Oksijeni
alıp kandaki Karbon dioksiti havaya vermemizi sağlayan alveolerin (küçük
hava kesecikleri) anormal ve kalıcı genişlemesidir. Bu 2 hastalığın
akciğerde yerleştiği alan ve yapmış oldukları kalıcı değişiklikler farklı
tipte olmakla beraber KOAH,genellikle kronik bronşit ve amfizemin değişik
oranlarda birlikteliği ile karakterizedir.
2. Dünyada ve ülkemizde KOAH'nın boyutu nedir ?
Tüm dünyada ciddi bir ölüm nedeni olan bu hastalık yüzünden her yıl yaklaşık
2,5 milyon kişi yaşamını yitirmektedir.Bu hastalalığın 2020 yılında küresel
yük açısından ilk 5. sıraya yerleşeceği tahmin edilmektedir.ABD'de 1968-1995
arası yaşa uyarlanmış ölüm oranlarının seyrine bakıldığında,koroner kalp
hastalığı, inme, diğer serebrovasküler hastalıklar ve bunların dışında kalan
diğer tüm ölüm nedenlerinde azalma izlenirken, aynı dönemde KOAH nedenli
ölüm oranlarında ciddi bir artış olduğu (% 163) saptanmıştır. KOAH bugün tüm
dünya genellinde ölüm nedenleri arasında 6. sırada yer almaktadır ve 2020
yılında 3. sıraya yerleşeceği öngörülmektedir. Ülkemizde elimizde kesin
sayısal veriler olmamakla birlikte yaklaşık 2,5-3 milyon KOAH hastası olduğu
tahmin edilmektedir.
3. KOAH için risk faktörleri
KOAH için risk faktörleri astımda olduğu gibi genetik ve çevresel olmak
üzere 2 grupta ele alınabilir. Yandaki tabloda görülen risk faktörlerinden
en önemlisi sigara kullanımıdır. Gelişmiş ülkelerde KOAH gelişiminden
sorumlu en büyük risk faktörü sigara iken gelişmekte olan ülkelerde
sigaranın yanısıra çevresel ve mesleki zararlı gaz ve partiküllere ya da
hava kirliliğine maruz kalma da önemli oranda KOAH gelişiminden sorumlu
tutulmaktadır. Örneğin ülkemizde bazı kırsal alanlarda yakıt olarak
kullanılan tezek dumanı KOAH için risk faktörü olarak ele alınmalıdır.
Aktif sigara kullanımı KOAH için bilinen en önemli risk faktörüdür. Sigara
içenlerde KOAH gelişme riski içmeyenlere göre 10-25 kat daha fazladır. Aktif
sigara içenlerin sigarayı bıraktıklarında solunum fonksiyon testlerindeki
yıllık kayıp hızı, sigara içmeye devam edenlere göre ileri derecede
azalmaktadır. Sigarayı bırakma yaşı ne kadar erken olursa solunum fonksiyon
testlerindeki bozulma hızı o derecede yavaşlamaktadır. Bugün sigara
içenlerin yaklaşaık % 15-20 kadarında KOAH geliştiği bilinmektedir.
Mesleksel maruziyet de KOAH için önemli risk faktörüdür. Havalandırması
kötü, korunma önlemlerinn uygulanmadığı dumanlı ve tozlu işyerlerinde
çalışanlarda KOAH gelişimi için normal popülasyona göre daha yüksek risk
taşımaktadırlar.
4. Hastalığa ait belirti ve bulgular
Hastalığın ilk belirtileri öksürük ve balgam çıkarmadır. KOAH hastalarının
büyük çoğunluğu aynı zamanda sigara tiryakisi olduğundan öksürük ve balgam
yakınması başlangıçta hasta tarafından sigaradan oluyor düşüncesi ile
önemsenmez. Oysa bu dönemde hastalığa tanı konulması hastanın geleceği
açısından son derece önemlidir. Erken dönemde sigaranın bırakılması ile
hastalık belirtileri gerileyebilir ve hastalık gelişimi durabilir. Öksürük
genellikle sabahları daha fazla ve arka arkayadır.Kronik bronşitin ön planda
olduğu KOAH olgularında çoğu kez öksürükle birlikte balgam çıkarma da
vardır. Hastalığın bu dönemde fark edilmemesi ve sigaraya devam edilmesi
neticesinde hastalık ilerler ve hışıltılı solunum, nefes darlığı gibi
yakınmalar ortaya çıkar. Ayrıca bazı hastalarda balgamla birlikte hafif
hemoptizi(kan tükürme) olabilir.Ön planda amfizemin yer aldığı KOAH
olgularında ise hastalar en fazla nefes darlığından yakınırlar. Bu gruptaki
hastalarda hışıltılı solunum, öksürük ve balgam çıkarma yakınmaları daha
seyrektir. Yine amfizemin ön planda olduğu KOAH hastaları genellikle astenik,
ince yapılı tiplerdir. Buna karşın Kr.bronşitin ön planda olduğu KOAH
hastaları tıknaz kısa boylu yapıdadırlar. KOAH'ın ağır ve çok ağır
formlarında kandaki Oksijen miktarında azalma ve buna bağlı siyanoz ve en
nihayetinde sağ kalp yetersizliğine bağlı, ayaklarda şişme gibi belirtiler
ortaya çıkar.
5. Hastalığın tanısı
Sigara kullanımı,zararlı gaz ve partiküllere maruziyet veya genetik risk
faktörleri varlığı ile birlikte kronik öksürük, balgam çıkarma ve nefes
darlığı gibi semptomlar ile başvuran hastalarda standart akciğer grafisi ve
solunum fonksiyon testleri yapılmalıdır. Standart akciğer grafisinde KOAH'na
ilişkin bulgular saptanabilmekle beraber yukarıdaki şikayetlere neden
olabilen akciğer kanseri, bronşektazi gibi diğer akciğer hastalıklarının
tanısı da konulabilir.Solunum fonksiyon testleri ise KOAH tanısının objektif
olarak kesinleştirilmesini ve hastalığın varlığı durumunda ağırlık
derecesinin belirlenmesini sağlar. Bu tetkikleri dışında EKG ve tam kan
sayımı gibi yardımcı tanı yöntemlerine de başvurulabilir.
KRONİK OBSTRÜKTİF AKCİĞER HASTALIĞI
“KOAH, kronik bronşit ve amfizeme bağlı olarak gelişen hava akımı
obstrüksiyonunun varlığı ile karekterize bir hastalıktır; hava akımı
obstrüksiyonu genellikle progressiftir, havayolu hiperreaktivitesi ile
birlikte olabilir, kısmen reversibl olabilir.”
“Kronik Bronşit, birbirini izleyen iki yıl, her yıl üç ay süreyle, kronik
öksürüğe ait başka bir neden olmaksızın kronik prodüktif öksürük olmasıdır.”
“Amfizem, terminal bronşiollerin distalindeki hava yollarının belirgin
fibrozis olmaksızın, duvar harabiyeti ile birlikteki anormal kalıcı
genişlemesidir. Harabiyet respiratuvar havayollarının üniform bir şekilde
olmamasıdır; asinüs ve komponentlerinin düzgün görünümü bozulmouştur veya
tamamen kaybolmuş olabilir.”
Kronik bronşit klinik, amfizem anatomik olarak tanımlanmaktadır.
Tanımlardan anlaşılacağı üzere KOAH’ta hava akımı sınırlanması
irreversibl’dır. Ancak reversibl komponentin olması tanıyı ekarte ettirmez.
Böyle durumlarda özellikle yaşlılarda kronik astma ile ayrımı zor
olabilmaktedir. KOAH’lı hastalarda kronik bronşit, amfizem ve astma
arasındaki ilişki Venn diyagramında görülmektedir. Bu diyagrama göre hava
akımı obstrüksiyonunun tamamen reversibl olduğu astma hastaları (alan 9)
KOAH grubuna dahil edilmemektedir. Ancak kısmi reversibilitesi olan, kr.
Bronşit ve/veya amfizem komponentlerini de içeren astmalı hasta grubu (alan
6, 7, 8) KOAH tanımına girmektedir. Hava akımı obstrüksiyonu ile birlikte
bulunan kronik bronşit ve amfizem genellikle birlikte bulunmaktadır (Alan
5). Sigara dumanına maruziyette olduğu gibi bir kısım astma vakalarında
kronik bronşitin belirtisi olan prodüktif öksürük olabilir (Alan 6). ABD’de
bu hastalara sıklıkla “Astmatik Bronşit” veya “KOAH’ın astmatik formu”
denir. Hava akımı obstrüksiyonu bulunmayan kronik bronşit ve/veya amfizemli
hastalar KOAH hastası sayılmaz. Kistik fibrozis, bronşektazi, obliteratif
bronşiolit ve bazen LAM, Histiositozis X gibi spesifik etyolojiye bağlı,
kronik hava akımı obstrüksiyonu bulunan hastalıklar KOAH tanıma alınmaz
(Alan 10).
EPİDEMİYOLOJİ:
MORBİDİTE
Prevalans ile ilgili bilgilerimiz sınırlıdır. ABD’de 14 milyon KOAH hastası
olduğu, bunların yaklaşık 12.5 milyonunun kr. bronşit, 1.65 milyonunun ise
amfizem olduğu tahmin edilmektedir. KOAh’lı hasta sayısının 1982’den 1995’e
kadar %41.5 arttığı saptanmıştır. Populasyon temelli çalışmalarda kronik
havayolu obstrüksiyonu ve amfizem tanısı erişkin beyaz erkeklerde %4-6 ve
erişkin beyaz kadınlarda %1-3 bulunmuştur.
Ülkemizde 1992 yılı için Kr. Bronşit, Amfizem ve Astma için hastaneye yatış
oranı 141.5 /100 000 bulunmuştur. KOAH morbiditesi erkeklerde daha
yüksektir. Özellikle 45 yaşın üzerinde fark artmaktadır. Bu fark erkeklerin
daha sıklıkla sigara içmesine ve daha sık mesleki maruziyetine
bağlanmaktadır. Sigara içiminin kadınlarda giderek artması nedeniyle yakın
gelecekte kadın erkek farkının azalacağı tahmin edilmektedir.
MORTALİTE:
Günümüzde KOAH’a bağlı ölümler gittikçe artmaktadır. 1966-86 yılları
arasında kalp ve serebrovasküler hastalıklara bağlı ölüm hızları %45 ve %58
oranında azalırken KOAH nedenli ölüm hızları %71 artmıştır.
1991’de ABD’de ölüm nedenleri arasında 4. sırayı almıştır ve 85,544 ölüm
olmuştur ve ölüm hızı 18.6 / 100,000 olarak bulunmuştur. 1985’te tüm
ölümlerin 3.6’sı KOAH’a bağlı iken %4.3 ölümde katkıda bulunan faktördür.
KOAH ileri yaş grubunun hastalığıdır. 1985 yılında KOAH nedeniyle ölen
olguların %95’inden fazlasının 55 yaşın üzerinde olduğu saptanmıştır.
55 yaşın altında mortalitede kadın erkek arasında fark yokken, bu yaştan
sonra erkeklerde artmakta ve 70 yaş civarında 2 katının üzerine
ulaşmaktadır.
Sağlık Bakanlığı verilerine göre, 1994’te ülkemizdeki tüm yataklı tedavi
kurumlarına A93 (Astma, Kr. Bronşit, Amfizem) kodu ile 98,897 hasta
yatırılmış ve bunların 1328’i (% 1.34) ölmüştür. Buna göre mortalite (kaba
ölüm hızı) yüzbinde 2.2’dir. 1994’te hesaplanan kaba ölüm hızı yüzbinde 760
ve yataklı tedavi kurumlarındaki kaba ölüm hızı ise yüzbinde 115.6’dır. Buna
göre düzeltilen KOAH mortalitesi yüzbinde 14.5 olacaktır. Bu değer ABD’den
bildirilen değerlere daha yakındır.
RİSK FAKTÖRLERİ
Patogenezin anlaşılması ve çevresel faktörlere önlem alınması açısından
önemlidir.
Bilinen en önemli risk faktörü sigaradır.
Kesinlik Derecesi
Çevre Faktörleri
Konakçı Faktörleri
Kesin
Sigara
mesleki maruziyet
Alfa-1 Antitirpsin eksikliği
Büyük Olasılıkla
Hava kirliliği
Sosyoekonomik durum
Alkol
Çocuklukta pasif sigara içiciliği
Diğer mesleki maruziyet
Düşük doğum ağırlığı
Çocukluk solunum enfeksiyonları
Atopi (IgE yüksekliği)
Bronş hiperreaktivitesi
Aile öyküsü
Tahmin Edilen
Adeno virüs enfeksiyonları
Diyette Vit. C eksikliği
Genetik predispozisyon
A grubu kan
Non-sekretuar IgA
KOAH gelişme riskinin %80-90’ından sigara tek başına sorumludur. %10’dan
azında alfa-1 antitripsin sorumludur. Normal serum AAT miktarı olan (150-350
mg/dl) Pi MM fenotipi Avrupa nüfusunun %90’ını oluşturmaktadır. Pi ZZ
fenotipinde serum AAT normalin %16’sıdır ve bunlarda amfizem gelişir.
Koruyucu etkiyi sağlayan düzey (80 mg/dl) normal serum düzeyinin %35’idir.
Bu nedenle Pi SZ heterozigotlarda AAT ara düzeylerdedir ve KOAH gelişimi
için önemli bir risk faktörü sayılmaz.
AAT Eksikliği Araştırma Endikasyonları
1. Sigara içmeyen KOAH’lı kr. Bronşit hastaları
2. Risk faktörü olmaksızın bronşektazi varlığı
3. 50 yaşından önce başlayan KOAH
4. Bazal amfizem olması
5. Özellikle 50 yaş altında düzelmeyen Astma
6. AAT yetmezliği ve 50 yaş altında KOAH aile öyküsü
7. Risk faktörü olmaksızın Siroz
Toz, duman ve gazlara mesleki maruziyet de KOAH için önemli risk faktörüdür.
Kadmiyum, silika ve tozlar için bu durum belirlenmiştir. Sigara ve hava
kirliliği ile birlikte etki artmaktadır. KOAH riskinin yüksek olduğu
meslekler maden işçiliği, metal işçiliği, ulaşım sektörü, odun/kağıt imalat
sanayii, çimento, tahıl ve tekstil işçiliğidir. Silika nedeniyle altın
madeni işçilerinde risk kömür madeninden fazladır.
DOĞAL SEYİR VE PROGNOZ
KOAH hastalarına genellikle geç dönemlerde tanı konulmaktadır. Düşük FEV1
değerlerinde bile hastalar semptomsuz veya az semptomlu olabilirler. Bu
nedenle tarama amaçlı spirometrik tetkikler önemlidir.
KOAH’ta yaşam süresini kısaltan faktörler
İleri yaş
Sigarayı bırakmamak
FEV1 < %50
FEV1’deki azalmanın hızlı olması
Bronkodilatörlere cevabın az olması
Hipoksemi
Kor pulmonale
Birçok çalışmada sigara içmeyen sağlıklı kişilerde 30 yaştan sonra FEV1
değerinde her yıl 20-30 ml azalma olduğu saptanmıştır. Sigara içenlerde ise
bu azalma %10-20 daha fazladır. Yoğun sigara içicilerinde ise daha fazladır.
KOAH hastalarında ise 48-91 ml’dir. Bu nedenle FEV1 veya FEV1/FVC değerleri
%70’in altında olan kişiler ilerde KOAH hastası olabilecekleri konusunda
uyarılmalıdırlar.
Hafif havayolu obstrüksiyonu olan hastaların prognozu genellikle iyidir.
FEV1 değeri > %50 olan hastaların yaşam süresi obstrüksiyonu olmayan sigara
içicilerine yakındır. Ancak ağır obstrüksiyonu olan ve hiperkapnisi
olanlarda prognoz kötüdür. FEV1 değeri 1lt’nin altında olanlarda 5 yıl yaşam
yaklaşık %50’dir.
PATOLOJİ VE PATOGENEZ
Hastalığın ortaya çıkmasında en önemli faktör uygun genetik yapıdır.
Uygun Genetik Yapı +
Risk Faktörleri =
KOAH
Atopi, IgE yüksekliği,
havayolu hiperreaktivitesi, AAT eksikliği
Sigara, tozlar, enfeksiyon vs.
Patolojik değişiklikler büyük havayolları, küçük hava yolları ve akciğer
parankimine aittir.
Büyük Hava Yolları
Mukus hipersekresyonunun çoğunluğu büyük havayollarından kaynaklanır. Goblet
hücrelerinde yapısal genişleme ve sayıca artış (hipertrofi ve hiperplazi)
vardır. Fokal squamöz metaplazi ve düz kas hipertrofisi de bulunabilir.
Erken dönemlerde bile havayollarında inflamasyon vardır. Mukozada başlıca
mononükleer hücreler, bronşial sıvıda başlıca nötrofiller olmak üzere
eozinofiller de bulunmaktadır. İleri dönem KOAH’ta kartilaj atrofisi
saptanmıştır.
Küçük Havayolları
KOAH’ta havayolu direnci artışının başlıca yeri küçük bronşlar ve
bronşiollerdir. Goblet hücre sayısında artma (metaplazi), intraluminal
mukusta artma, inflamsyon, kas kütlesinde artma (hipertrofi), fibrozis,
obliterasyon ve hava yollarında daralma vardır. Bu değişiklikler küçük veya
periferal hava yolu hastalığı, kronik obstrüktif broşiolit gibi terimlerle
tarif edilmektedir.
Akciğer Parankimi
Parankime ait değişiklik amfizemdir. Başlıca iki tip amfizem vardır:
Sentriasiner amfizem, respiratuarbronşiollerden başlayarak alveol kanalları
ve alveollere kadar yayılan, asinusun ortasının tutulup çevre alveollerin
normal bulunduğu amfizemdir. Sentrilobüler amfizem, sentriasiner amfizemin
bir formu olup uzun zamandan beri sigara içenlerde görülen amfizemdir.
Panasiner amfizem, tüm asinusun destrüksiyonu ile karekterizedir. AAT
eksikliğinde görülür. Başlıca alt lobları tutar. Üçüncü bir amfizem tipi
distal veya paraseptal amfizem olup asinusun distalindeki alveol kanalları,
keseleri ve alveollere ait amfizemdir. Fibröz septalara veya plevraya
yakındır. Bül ve blebler oluşturarak, apikal büller fibrotoraksa, dev büller
akciğer kompresyonlarına neden olabilmektedir.
Çok ilerlemiş KOAH’ta pulmoner dolaşım, sağ kalp ve solunum kaslarında da
yapısal değişiklikler meydana gelir.
KOAH’ta irreversibl havayolu obstrüksiyonu nedenleri elastin-kollagen doku
yapısındaki proteolitik harabiyete bağlı elastisite kaybına bağlı olarak
oluşan veya küçük hava yollarında obliterasyon, distorsiyon ve fibrozistir.
Reversibl obstrüksiyon nedenleri düz kas kontraksiyonu, mukus
hipersekresyonu, mukoza ödemidir. Bu yapısal değişiklikler remodeling
kavramı ile ifade edilmektedir.
SAĞLIKLI BİR YAŞAM
DİLEKLERİMİZLE...
Geniş bilgi için iş
veya cepten arayınız.
İş: 0326 413 01 77
GSM: 0555 347 62 53
SAĞLIKLI BİR YAŞAM
DİLEKLERİMİZLE... |
|
Tedavisi Mümkün Olan Bazı
Hastalılar Geniş Bilgi İçin Bizi Arayınız...
0 326 - 413 01 77 -
0 555 347 62 53 |
|